The Nest 44: Pro-, Pre-, ve Sinbiyotikler: Mitler ve Gerçekler

Editör(ler): Hania Szajewska, Clemens Kunz, Yvan Vandenplas. 44. / 44

Probiyotikler, prebiyotikler ve sinbiyotikler dahil olmak üzere Gut microbiota, klinik uygulamada sıcak bir tartışma konusudur. Günümüzde, tüm probiyotiklerin ve / veya prebiyotiklerin eşit olmadığı, iyi bilinmektedir.Probiyotiklerin sağlık yararları suşa özgüdür ve İnsan Sütü Oligosakarit (HMO'lar) ve prebiyotiklerde fonksiyonlar yapısal yapılarına bağlıdır.

Yuva'nın bu sayısında aşağıdakilerle ilgili yazıları okuyacaksınız:

  • Çocukluk çağında spesifik probiyotiklerin, prebiyotiklerin ve sinbiyotiklerin kanıtlanmış klinik etkileri
  • HMO'lar ile diğer prebiyotik oligosakaritler arasındaki yapısal farklılıklar ve fizyolojik fonksiyonlar üzerindeki etkileri
  • Probiyotikler ve postbiyotikler arasındaki farklar ve her birinin bilimsel kanıt düzeyi

 

İlgili Makaleler

Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotikler, Prebiyotikler ve Sinbiyotikler

Yazar(lar): Hania Szajewska

Değişmiş bir bağırsak mikrobiyota bileşimi ve / veya aktivitesi olan dysbiosis; alerji, obezite, irritabl bağırsak sendromu, nekrotizan enterokolit, tip 1 diyabet ve otizm gibi hastalıkların gelişmesine ve ilerlemesine katkıda bulunur. Bu makalede, probiyotiklerin çocuklarda klinik etkileri ve bunların nasıl seçilmesi gerektiği, ayrıca bazı probiyotiklerin ve / veya prebiyotiklerin eşit olmadığı göz önünde bulundurularak spesifik prebiyotiklerin potansiyel etkileri ele alınmaktadır. Probiyotiklerin sağlık yararları suşa özgüdür. Anne Sütü Oligosakkaritleri’nin (HMO’lar) ve prebiyotiklerin fonksiyonları ise yapısal özelliklerine bağlıdır.

Anne Sütü Oligosakkaritleri ile Prebiyotik Oligosakkaritlerin Karşılaştırması

Yazar(lar): Clemens Kunz

Clemens Kunz, bu makalede, HMO'lar ile diğer prebiyotik oligosakaritler arasındaki yapısal farklılıkları ve fizyolojik işlevlerini nasıl etkilediklerini açıklamaktadır. HMO'lar, monosakarit kompozisyonları ve aralarındaki bağları nedeniyle belirli fonksiyonlar için yüksek potansiyele sahip karmaşık yapılardır. Başka hiçbir biyolojik sıvı, insan sütü gibi yüksek bir çeşitlilik ve yapı içermez.

Probiyotiklerin Gerçekten "Canlı" Olması Gerekiyor mu?

Yazar(lar): Yvan Vandenplas

Bir probiyotik tanımı, alınan mikroorganizmaların “canlı” olmasını gerektirse de, bazı veriler mikroorganizma parçacıklarının ve / veya metabolitlerinin bazı etkileri indüklemek için yeterli olabileceğini, ancak potansiyel faydalarını doğrulamak için daha fazla kanıtın gerekli olduğunu göstermektedir. Bu makalede, probiyotik ve postbiyotikler arasındaki farklar ve bunların her birinin bilimsel kanıt düzeyi tartışılmaktadır.